Basın

VOCO her zaman benim çocuğum gibi olmuştur
Şirket Haberleri
Türkiye müdürümüz sayın Bekir Görgün 21 yılın ardından emekliliğe ayrılıyor

Hürriyet gazetesinden yayımlanan küçük bir iş ilanından bu noktalara geleceğini herhalde 1998 yılının başlarında Bekir Görgün de düşünmemişti. O zaman 43 yaşında olan Bekir Görgün uzun süre yaşamış olduğu Almanya’dan dönmüş ve VOCO’ nun  ilanındaki gerekli olan iki yabancı dil özelliğine sahip olduğu için başvurmuştu. Rutin iş görüşmesi sonrasında sadece örnek bir kariyer değil aynı zamanda çok özel bir alman-türk başarı hikayesi ortaya çıkmıştır.

 

VOCO’ nun genel müdürü Olaf Sauerbier Bekir Görgün’ ün Türkiye’ de VOCO için yapmış olduklarının kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyük olduğunu ve ülkedeki başarıda en büyük pay sahibi olduğunu belirtmekte ve hayatının yeni başlayan döneminde kendisine mutluluklar dilemektedir.

 

Ülke dışında yaşayan ilk müdür olan Bekir Görgün ilk yılında Türkiye’deki ciroyu iki katından fazlaya taşımayı başarmıştır. Bunu takip eden yıllarda da büyüme benzer şekilde gelişmiş ve tek başına başladığı başarı hikayesi günümüzde 13 depo ile çalışan 8 kişilik bir ekibe dönüşmüştür. Kendisinin başarısının sırrı ise çok basit ve akla yatkındır: “ Ben hem alman hem de türk mentalitesini tanıyorum. Bu nedenden ötürü hem VOCO’ nun isteklerine hem de müşterilerimin isteklerine tercüman olabiliyorum”. Günlük iş rutininde kendisinin en önem verdiği şeyin ikili ilişkiler olduğunu ve her müşterisine özel zaman ayırdığını belirtmektedir Bekir Görgün. Bunun neticesinde tüm Türkiye çapında diş hekimleri, profesörler ve depo sahipleri ile arkadaşlıklar, dostluklar kurduğunu ve bunun da başarıya giden yolda önem taşıdığını belirtmektedir kendisi.

 

Ancak dental sektörden Bekir Görgün’ün tam anlamı ile koptuğu söylenemez çünkü ülkedeki yönetim aile içinde kalmaya devam edecek: kendisi de VOCO için 20 yıldan fazla bir süredir çalışan kızı Çiğdem Görgün görevi teslim alacaktır. Ayrılmanın tabiiki hüzünlendirdiğini belirten Bekir Görgün “üçüncü çocuğu olan VOCO” nun gelecekte de emin ellerde olduğunu bilmenin rahatlatıcı olduğunu söylemektedir. Kendisinin artık daha çok torununa, eşine ve bahçesine vakit ayıracağını da eklemektedir.

6. DEAF - Cuxhaven' de Dentalforum
Olaylar-Haber

Diş teknisyeni André Thorwarth ve ekibi tarafından organize edilen 6. Dentalforum 2019 yılının ilk aylarında Cuxhaven' de gerçekleştirildi. Almanya'nın çeşitli bölgelerinden katılan yaklaşık 90 diş teknisyenine tüm seminerler ve eğitimler işaret diline tercümanlar tarafından çevrilmiştir. Maddeler ve materyaller konularının yanı sıra diş teknisyenliğinin dijitalleşme süreci de seminerin ana konularından biri olmuştur. Bölgede merkezi bulunan VOCO firmasından Martin Göbel diş hekimliğinde 3D print başlıklı sunumunda printerler ile diş hekimliğinde neler yapılabileceği hakkında bilgiler vermiştir. Sonrasında VOCO standında katılımcılar VOCO SolFlex 3D Printer ve print materyalleri hakkında değerli ve önemli bilgiler edinme fırsatı bulmuşlardır.

26 farklı ülkeden katılan partnerlerimiz ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Fellowship Sempozyumumuz
Olaylar-Haber

Dünyanın farklı yerlerinden gelen diş hekimleri VOCO' da buluştu

 

"Meslektaşlarımız ve arkadaşlarımız ile yoğun bilgi alışverişinde bulunduğumuz günler oldu", İlham verici sunumlar ve güzel anılar için teşekkürler" veya "Her zaman severek katılıyorum" - VOCO' nun Cuxhaven' de bulunan ana merkezinde gerçekleştirilen dört günlük "İnternational Fellowship Symposium 2019'  a katılan 47 diş hekiminin genel yorumu oldu. Ve tam da bu nedenlerden ötürü kimi katılımcılar çok uzak mesafeler katetmeyi göze aldılar. Sonuçta Avrupa, Amerika, Latin Amerika ve Asya'dan diş hekimleri her gün buluşma ve sunum paylaşma imkanı bulamamaktadır. Bu organizasyon sayesinde VOCO'nun "Dentalistleri" ile de şahsen tanışma ve bilgi alma fırsatları da yaratılmıştır.

 

Organizasyon ilk gününde çok özel bir program ile start almıştır. Şirketin genel müdürü Olaf Sauerbier'in hoş geldiniz konuşmasından hemen sonra mikrofon Dr. Miguel Stanley 'e taktim edilmiştir. Kendisi "Life Changing Dentistry: How to plan success into your pactice" başlıklı bir saatlik sunumu ile açılışı yapmıştır. Stanley Lizbon' da bulunan ve "Leading Dental Centers of the World" lerden biri olan "White Clinic" in sahibidir.

 

Birbirinden farklı konular

Programın ilerleyen bölümlerinde konuşmacılar 15' er dakikalık sunumları ile sahne aldılar. Sunumların konuları olabildiğince çeşitlilik gösterdi, bunlardan kimileri: "Digital Flow in Restorative Dentistry", "Prevention and minimally invasive treatment", "Minimal invased dentistry for young patients with dental erosion" veya "Restauration of vertical dimension of occlusal with prepless occlusal veneers"idi. Sunumlar hem bilimsel hem de pratiğe yönelik birçok bilginin paylaşıldığı bir platform oluşturdu.

 

Her ne kadar yoğun ve yorucu bir program akışı olsa da sunumlar öncesi ve sonrası katılımcılar oldukça keyifli zamanlar geçirdiler. İsteyenler aralarda ürünler hakkında bilgi alabilmekteyken isteyenler ise meslektaşları ile sohpet etme fırsatı buldu.

 

"Bu seneki VİFS de de hem kalite hem de katılımcı sayısı adına bu kadar güzel bir popülasyonu misafir etmekten mutluluk duyduk. Bu fırsatta da Fellowlarımız ile birlikte diş hekimliği alanında hem üretici hem de tüketici açısından değerlenirmelerde bulunma imkanımız oldu. Fellowlarımızdan aldığımız geri bildirimler araştırma ve geliştirme çalışmalarımız için büyük önem taşımaktadır. Organizasyonumuzun her iki taraf için de faydalı olduğunu ve sinerji etkisinin yakalanmış olduğundan eminiz. Ayrıca bu çapta yapılmış bir organizasyon ile VOCO' nun diş hekimliği alanına farklı bir standart getirmiş olduğunu düşündüklerini organizasyonu düzenleyen birimn başından bulunan Dr. Kai Kilmek ve Dr. Matthias Mehring belirtmektedir.

Sadece bir kaç saatte yeni bir gülümsemeye sahip olun
Ürün Haberleri
(Neu)

Grandio blocs bir kaç saatte restorasyonlar hazırlamak ve uygulamak için mükemmel çözüm sunar

 

Zamanın hem hasta hem de hekim için çok değerli olduğu dönemimizde yüksek kalitede mükemmel estetiğe sahip zaman kazandırıcı tedavi seçeneği çok çarpıcı bir argumandır. Nano-seramik hibrit CAD/CAM Grandio blocs sayesinde bu hedefe ulaşmak artık çok kolay. Bu bloklar sayesinde hem zaman alıcı fırınlama ortadan kalkmaktadır hem de materyalin cilalanması daha basit ve zaman kazandırıcı şekilde yapılabilmektedir. Ürünün estetiği - mükemmel polisaj özelliğinden kaynaklı- seramik tedavileri aratmayacak niteliktedir. Ayrıca restorasyonların bireyselleştirilmesi ve karakterizasyonu da problemsiz bir şekilde adeziv tekniği ile mümkündür.

 

Polimerize olmuş bloklar standardın çok üstünde olan materyal sertliği ile göz doldurmaktadır. %86 doldurucu oranı ile Grandip blocs kendi sınıflarında en yüksek değere sahiptirler. Aynı zamanda bükülme direnci açısından da Grandio blocs sadece silikat seramiklerden alışık olduğumuz değerlere sahiptirler ancak antagonistler açısından daha avantajlıdırlar. Bir diğer avantajları ise daha pürüzsüz frezlenebildiklerinden daha iyi uyumlanabilmeleridir. Grandio blocs piyasadaki tüm frezler ile birlikte kullanılabilmektedir. Ürün inlay/onlay ve tek kronlar için iki farklı ebatta ve anterior veya posterior bölgeler için iki farklı translusans olarak sunulmakatdır.

 

Grandio blocs aynı zamanda disk olarak da sunulmaktadır.

 

Miguel Stanley (Private Practice at White Clinic, Lissabon, Portugal) tarafından hazırlanan video eminiz ki sizi de etkileyecektir.

VisCalor bulk ile klinik vaka sunumu
Ürün Haberleri
VisCalor bulk

Bond uygula - dolguyu yerleştir - ışıkla polimerize et: Hedefiniz büyük kaviteleri bile bu kadar basit tedavi basamakları ile doldurmak mı? Bu hedefinize ulaşmak için  kavitedeye yerleştiriken akışkan sonrasında ise polimerizasyon öncesi şekillendirilebilecek özelliklere sahip bir kompozite mi ihtiyacınız var?

 

Ekstra oral ısıtma (ykl. 68 C) yöntemi ile VisCalor bulk akışkan şekilde kaviteye uygulanabilmekte ve bundan dolayı kavite duvarlarına ve undercutlara mükemmel bir şekilde adapte olabilmektedir. Bu aşama sonrasında saniyeler içinde materyalin kıvamı değişmektedir, artık geleneksel kompozitlerden alıştığınız üzere materyal şekillendirilebilir bir kıvam almaktadır.

 

VisCalor bulk ısıtma yöntemine uygun, "Thermo-Viscous-Technologie" ile üretilmiş dünya çapındaki ilk dolgu materyalidir.

 

Prof. Dr. Jürgen Manhart (Münih) klinik çalışmasında yeni termovizkoz bulk-fill kompoziti oklüzal alanda denemektedir. Buradan klinik çalışmaya ulaşabilirsiniz.

Sadece bir kaç saatte yeni bir gülümsemeye sahip olun
Ürün Haberleri
(Neu)

Grandio blocs bir kaç saatte restorasyonlar hazırlamak ve uygulamak için mükemmel çözüm sunar

 

Zamanın hem hasta hem de hekim için çok değerli olduğu dönemimizde yüksek kalitede mükemmel estetiğe sahip zaman kazandırıcı tedavi seçeneği çok çarpıcı bir argumandır. Nano-seramik hibrit CAD/CAM Grandio blocs sayesinde bu hedefe ulaşmak artık çok kolay. Bu bloklar sayesinde hem zaman alıcı fırınlama ortadan kalkmaktadır hem de materyalin cilalanması daha basit ve zaman kazandırıcı şekilde yapılabilmektedir. Ürünün estetiği - mükemmel polisaj özelliğinden kaynaklı- seramik tedavileri aratmayacak niteliktedir. Ayrıca restorasyonların bireyselleştirilmesi ve karakterizasyonu da problemsiz bir şekilde adeziv tekniği ile mümkündür.

 

Polimerize olmuş bloklar standardın çok üstünde olan materyal sertliği ile göz doldurmaktadır. %86 doldurucu oranı ile Grandip blocs kendi sınıflarında en yüksek değere sahiptirler. Aynı zamanda bükülme direnci açısından da Grandio blocs sadece silikat seramiklerden alışık olduğumuz değerlere sahiptirler ancak antagonistler açısından daha avantajlıdırlar. Bir diğer avantajları ise daha pürüzsüz frezlenebildiklerinden daha iyi uyumlanabilmeleridir. Grandio blocs piyasadaki tüm frezler ile birlikte kullanılabilmektedir. Ürün inlay/onlay ve tek kronlar için iki farklı ebatta ve anterior veya posterior bölgeler için iki farklı translusans olarak sunulmakatdır.

 

Grandio blocs aynı zamanda disk olarak da sunulmaktadır.

 

Miguel Stanley (Private Practice at White Clinic, Lissabon, Portugal) tarafından hazırlanan video eminiz ki sizi de etkileyecektir.

VisCalor bulk ile klinik vaka sunumu
Ürün Haberleri
VisCalor bulk

Bond uygula - dolguyu yerleştir - ışıkla polimerize et: Hedefiniz büyük kaviteleri bile bu kadar basit tedavi basamakları ile doldurmak mı? Bu hedefinize ulaşmak için  kavitedeye yerleştiriken akışkan sonrasında ise polimerizasyon öncesi şekillendirilebilecek özelliklere sahip bir kompozite mi ihtiyacınız var?

 

Ekstra oral ısıtma (ykl. 68 C) yöntemi ile VisCalor bulk akışkan şekilde kaviteye uygulanabilmekte ve bundan dolayı kavite duvarlarına ve undercutlara mükemmel bir şekilde adapte olabilmektedir. Bu aşama sonrasında saniyeler içinde materyalin kıvamı değişmektedir, artık geleneksel kompozitlerden alıştığınız üzere materyal şekillendirilebilir bir kıvam almaktadır.

 

VisCalor bulk ısıtma yöntemine uygun, "Thermo-Viscous-Technologie" ile üretilmiş dünya çapındaki ilk dolgu materyalidir.

 

Prof. Dr. Jürgen Manhart (Münih) klinik çalışmasında yeni termovizkoz bulk-fill kompoziti oklüzal alanda denemektedir. Buradan klinik çalışmaya ulaşabilirsiniz.

VOCO her zaman benim çocuğum gibi olmuştur
Şirket Haberleri
Türkiye müdürümüz sayın Bekir Görgün 21 yılın ardından emekliliğe ayrılıyor

Hürriyet gazetesinden yayımlanan küçük bir iş ilanından bu noktalara geleceğini herhalde 1998 yılının başlarında Bekir Görgün de düşünmemişti. O zaman 43 yaşında olan Bekir Görgün uzun süre yaşamış olduğu Almanya’dan dönmüş ve VOCO’ nun  ilanındaki gerekli olan iki yabancı dil özelliğine sahip olduğu için başvurmuştu. Rutin iş görüşmesi sonrasında sadece örnek bir kariyer değil aynı zamanda çok özel bir alman-türk başarı hikayesi ortaya çıkmıştır.

 

VOCO’ nun genel müdürü Olaf Sauerbier Bekir Görgün’ ün Türkiye’ de VOCO için yapmış olduklarının kelimelerle ifade edilemeyecek kadar büyük olduğunu ve ülkedeki başarıda en büyük pay sahibi olduğunu belirtmekte ve hayatının yeni başlayan döneminde kendisine mutluluklar dilemektedir.

 

Ülke dışında yaşayan ilk müdür olan Bekir Görgün ilk yılında Türkiye’deki ciroyu iki katından fazlaya taşımayı başarmıştır. Bunu takip eden yıllarda da büyüme benzer şekilde gelişmiş ve tek başına başladığı başarı hikayesi günümüzde 13 depo ile çalışan 8 kişilik bir ekibe dönüşmüştür. Kendisinin başarısının sırrı ise çok basit ve akla yatkındır: “ Ben hem alman hem de türk mentalitesini tanıyorum. Bu nedenden ötürü hem VOCO’ nun isteklerine hem de müşterilerimin isteklerine tercüman olabiliyorum”. Günlük iş rutininde kendisinin en önem verdiği şeyin ikili ilişkiler olduğunu ve her müşterisine özel zaman ayırdığını belirtmektedir Bekir Görgün. Bunun neticesinde tüm Türkiye çapında diş hekimleri, profesörler ve depo sahipleri ile arkadaşlıklar, dostluklar kurduğunu ve bunun da başarıya giden yolda önem taşıdığını belirtmektedir kendisi.

 

Ancak dental sektörden Bekir Görgün’ün tam anlamı ile koptuğu söylenemez çünkü ülkedeki yönetim aile içinde kalmaya devam edecek: kendisi de VOCO için 20 yıldan fazla bir süredir çalışan kızı Çiğdem Görgün görevi teslim alacaktır. Ayrılmanın tabiiki hüzünlendirdiğini belirten Bekir Görgün “üçüncü çocuğu olan VOCO” nun gelecekte de emin ellerde olduğunu bilmenin rahatlatıcı olduğunu söylemektedir. Kendisinin artık daha çok torununa, eşine ve bahçesine vakit ayıracağını da eklemektedir.

6. DEAF - Cuxhaven' de Dentalforum
Olaylar-Haber

Diş teknisyeni André Thorwarth ve ekibi tarafından organize edilen 6. Dentalforum 2019 yılının ilk aylarında Cuxhaven' de gerçekleştirildi. Almanya'nın çeşitli bölgelerinden katılan yaklaşık 90 diş teknisyenine tüm seminerler ve eğitimler işaret diline tercümanlar tarafından çevrilmiştir. Maddeler ve materyaller konularının yanı sıra diş teknisyenliğinin dijitalleşme süreci de seminerin ana konularından biri olmuştur. Bölgede merkezi bulunan VOCO firmasından Martin Göbel diş hekimliğinde 3D print başlıklı sunumunda printerler ile diş hekimliğinde neler yapılabileceği hakkında bilgiler vermiştir. Sonrasında VOCO standında katılımcılar VOCO SolFlex 3D Printer ve print materyalleri hakkında değerli ve önemli bilgiler edinme fırsatı bulmuşlardır.

26 farklı ülkeden katılan partnerlerimiz ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Fellowship Sempozyumumuz
Olaylar-Haber

Dünyanın farklı yerlerinden gelen diş hekimleri VOCO' da buluştu

 

"Meslektaşlarımız ve arkadaşlarımız ile yoğun bilgi alışverişinde bulunduğumuz günler oldu", İlham verici sunumlar ve güzel anılar için teşekkürler" veya "Her zaman severek katılıyorum" - VOCO' nun Cuxhaven' de bulunan ana merkezinde gerçekleştirilen dört günlük "İnternational Fellowship Symposium 2019'  a katılan 47 diş hekiminin genel yorumu oldu. Ve tam da bu nedenlerden ötürü kimi katılımcılar çok uzak mesafeler katetmeyi göze aldılar. Sonuçta Avrupa, Amerika, Latin Amerika ve Asya'dan diş hekimleri her gün buluşma ve sunum paylaşma imkanı bulamamaktadır. Bu organizasyon sayesinde VOCO'nun "Dentalistleri" ile de şahsen tanışma ve bilgi alma fırsatları da yaratılmıştır.

 

Organizasyon ilk gününde çok özel bir program ile start almıştır. Şirketin genel müdürü Olaf Sauerbier'in hoş geldiniz konuşmasından hemen sonra mikrofon Dr. Miguel Stanley 'e taktim edilmiştir. Kendisi "Life Changing Dentistry: How to plan success into your pactice" başlıklı bir saatlik sunumu ile açılışı yapmıştır. Stanley Lizbon' da bulunan ve "Leading Dental Centers of the World" lerden biri olan "White Clinic" in sahibidir.

 

Birbirinden farklı konular

Programın ilerleyen bölümlerinde konuşmacılar 15' er dakikalık sunumları ile sahne aldılar. Sunumların konuları olabildiğince çeşitlilik gösterdi, bunlardan kimileri: "Digital Flow in Restorative Dentistry", "Prevention and minimally invasive treatment", "Minimal invased dentistry for young patients with dental erosion" veya "Restauration of vertical dimension of occlusal with prepless occlusal veneers"idi. Sunumlar hem bilimsel hem de pratiğe yönelik birçok bilginin paylaşıldığı bir platform oluşturdu.

 

Her ne kadar yoğun ve yorucu bir program akışı olsa da sunumlar öncesi ve sonrası katılımcılar oldukça keyifli zamanlar geçirdiler. İsteyenler aralarda ürünler hakkında bilgi alabilmekteyken isteyenler ise meslektaşları ile sohpet etme fırsatı buldu.

 

"Bu seneki VİFS de de hem kalite hem de katılımcı sayısı adına bu kadar güzel bir popülasyonu misafir etmekten mutluluk duyduk. Bu fırsatta da Fellowlarımız ile birlikte diş hekimliği alanında hem üretici hem de tüketici açısından değerlenirmelerde bulunma imkanımız oldu. Fellowlarımızdan aldığımız geri bildirimler araştırma ve geliştirme çalışmalarımız için büyük önem taşımaktadır. Organizasyonumuzun her iki taraf için de faydalı olduğunu ve sinerji etkisinin yakalanmış olduğundan eminiz. Ayrıca bu çapta yapılmış bir organizasyon ile VOCO' nun diş hekimliği alanına farklı bir standart getirmiş olduğunu düşündüklerini organizasyonu düzenleyen birimn başından bulunan Dr. Kai Kilmek ve Dr. Matthias Mehring belirtmektedir.

"Afrika için diş hekimleri"
VOCO Dental Aid
(Neu) (Neu) (Neu) (Neu) (Neu) (Neu)

Uzun zamandan beri sınavlarımız bittikten sonra direkt kariyer planlaması yapmak istemediğimizi biliyorduk. Daha çok tatil ile klinik bir stajı birleştirdiğimiz, hem insanlara yardım edip hem de var olan becerilerimizi geliştirebileceğimiz bir çalışma ilgimizi çekiyordu. Final sınavlarımıza hazırlanırken aynı zamanda seyahatimizi de planlamaya başladık. Dikkali bir değerlendirme sonrası, Kenya’daki ‘’Dentists for Africa’’ da karar kıldık. Organizasyon bize oradaki Kenya’lı diş hekimi Rahibe Fabian’ın kontak bilgileri ile birlikte oldukça faydalı bir klavuz gönderdi.

 

Yolculuk vakti geldiğinde, tonla bagajla  Frankfurt hava alanındaydık. 4x23 kg lık bagajlarımız ve 2x12 kg lık el bagajlarımızın her gramı bagış yapılmış materyallerle doluydu. Yapılan tüm bağışları yanımızda götürmek istedik fakat havayolu şirketi daha fazla ücretsiz bagaj almamıza izin vermedi. Geride bırakmak zorunda kaldığımız bağışlar diğer gerekli materyal ve ekipmanlarla birilkte, Afrika için Diş Hekimleri tarafından Kenya’ya gönderildi.

 

Frankfurt havalimanından Amsterdam’a oradan da Rahibe Lawrencia ve şöförümüz Vincent’ın bizi alacağı Kisumu öncesi Nairobi’ye uçtuk. Uzun bir yolculuk sonrası, varış noktamız olan Kisii’deki Christamarianne Mission Hastanesi’ne vardık. Bitişiğindeki misafir evi de bizimle birlikte iki doktora iki sene boyunca ev oldu.

 

Rahibe Lawrencia bizim kontak kişimizdi ve ona her konuda her zaman güvenebileceğimizi biliyorduk. Arika için Diş Hekimleri grubunun merkezi malzeme sorulusuydu ve HIV taşıyan hastaların medikal dosyalarını dijitalize ediyordu. Bize verilen rehberler sayesinde, bölgede çok fazla HIV hastasının olduğunu biliyorduk ve çift eldiven, maske ve koruyucu vizörler ile önlemimizi aldık. Ayrıca hastanede HIV’e maruz kalındığında uygulanan acil profilaksi kitleri de mevcuttu.

 

Çalışma günümüz sabah 9:00 da başlıyordu, öğlen 13:00 civarı öğle yemeğimizi yiyorduk ve öğlen 16:00 da klinik kapanana kadar çalışıyorduk. Tedavilerimizi yaptığımız iki ünitin ve gerekli aletlerin bulunduğu iki odamız vardı. Stajını yapan cerrahi asistanı Davine, Rahibe Fabian, iki dental sağlık çalışanı Jeal ve Tony, iki dental teknisyen Sharon ve Dickson ve medikal teknisyen Felix ile birlikte tüm tedavileri yapabildiğimiz bir ekiptik.

 

Ek olarak protez yaptığımız küçük bir laboratuarımız da vardı. Genelde hastaların ihtiyacı olan tedaviler çekim ve dolgulardı. Elektrik kesintileri ile zorlanmamıza rağmen diş taşı temizliği yapabildiğimiz ultrasonik scaler ve kanal tedavisinde kullandığımız bir x-ray cihazımız vardı

 

Afrika için Diş Hekimleri düzenli olarak okul ziyaretleri de yapıyordu, ve bizim de bu gezilere katılmamıza izin verdiler. Nyaura İlkokulu’nda 300 kadar çocuğu kontrol edip diş sağlığının önemi hakkında bilgiler verdik. Gerektiğinde de bazı öğrencileri ise kliniğimizde tedavi ettik. Genel olarak çacukların 1-2 dişinin tedavi gerektirdiğini gördük – doğrusu daha kötüsünü bekliyorduk! Çoğu öğrenci diş fırçalarının olmadığını söyledi, Rahibe Fabian da çocuklara diş fırçası ve macun getirebileceğimiz ek bir ziyaret ayarladı. Bu ziyaret ve çocukların neşesi ve tavırları bizim için eşi bulunmaz bir deneyim oldu.

 

Tabiki hasta bakma rutinimiz Almanya’da alıştığımızdan çok farklıydı. Hastalara gün ve saat olarak randevu vermemize rağmen onlar için birşey ifade etmiyordu. Neyseki, tüm hastalar oldukça sabırlıydı ve hemen bakılmak için ısrar etmiyordu. Zaman içinde tekrar tekrar Kenya’lıların günde iki sefer 3’er dakika diş fırçalamaları gerektiğini bilmediklerini gördük.

 

Franciscan rahibelerinin ana evi olan Asumbi’de bir diş kliniğini ziyaret etme fırsatını da bulduk. Tüm bir gün yakınlardaki bir lisedeki kız öğrencileri de tedavi ettik.

 

Marani’deki hastanede ise hastalar çadırda plastik sandalyelerde oturup dişlerini çektiriyorlardı. Bunlar genelde tedaviyi karşılayamayan veya en yakın diş kliniğine çok uzakta oturan hastalardı.

 

Buna ek olarak Afika için Diş Hekimler’nin kurucusu Dr. Schinkel ile de tanışma fırsatına eriştik. Bölgedeki durumu daha iyi hale getirme ile ilgili bir haftasonu semineri için orada bulunuyordu.

 

Boş zamanlarımız da ise hastanenin sebze bahçeleri ve hayvanlarını keşfe çıktık. Geleneksel Kenya yemeklerinin hazırlanışını izlediğimiz hasta mutfağını ziyaret ettik. Rahibe Lawrencia bize Kakamega yağmur ormanlarına bir gezi teklif ettiğinde de hemen değerlendirdik. Yğmur Ormanı ve Rondo Geri Dönüşüm Merkezi ziyaret etmeye değerdi! Bu pastoral bölge tam yağmur ormanının kalbinde tüm gücünüzü geri kazandıran mükemmel bir yerdi.

 

Bu 9 günlük safarimizde Masai Mara Nasyonel Rezervi, Naivasha Nasyonel Gölü Parkı, Amboseli Nasyonel Parkı ve Tsvao Batı Nasyonel Parkı ziyaret ettik.

 

Kenya’da gerçekten unutulmaz zamanlar geçirdik.Kenya’lılar çok açık insanlar ve bize çok iyi davrandılar. Bunun yanısıra rahibeler de bize kucak açtı ve bizimle özel olarak ilgilendiler.Bu seyahat hem kişisel hem de profesyonel açıdan bir ödüldü ve bakış açımızı değiştirdi. 

 

Total olarak başvurduğumuz 82 firmadan 24’ü bağış yapmayı kabul etti. Cömert destekleri ile sadece bizi değil Kenya’daki insanları da mutlu eden firmalara teşeükkür etmek istiyoruz ( alfabetik sıra ile ):  

 

3M Deutschland GmbH, Bausch GmbH, Busch & Co. GmbH, Clinic & Job Dress GmbH, Colente Group, Dentsply Detrey GmbH, Anton Gerl GmbH, Golf Toys GmbH, E. Hahnenkratt GmbH, Kulzer GmbH, Horico Dental Hopf, Ringlab & Co. GmbH, Hu-Friedy Mfg. Co., Ivoclar Vivadent GmbH, Karl Hammacher GmbH, Komet Dental/Gebr. Brasseler GmbH & Co. KG, Kuraray Europe GmbH, M+W Dental GmbH, MaiMed GmbH, MPS Dental GmbH, Nordiska GmbH & Co.KG, Polydentia SA, Romesco Handelsges.m.b.H, VOCO GmbH.”

Etiyopya da diş hekimleri: dünyanın en fakir ülkelerinden birinde çalışmak
VOCO Dental Aid
Erwachsene werden in der Klinik behandelt. Im Wartebereich werden Patienten von einer Mitarbeiterin des örtlichen Gesundhei Die Zahnärzte besuchen auch die Kinder in den Schulen und putzen mit ihnen die Z Die Zahnärzte besuchen auch die Kinder in den Schulen und putzen mit ihnen die Z Ein Zweig als Alternative zur Zahnbürste.

Etiyopya, dünyanın en fakir ülkelerinden biri. Başkentin dışında hemen hemen hiç diş tedavi olanağı olmayan, sadece 50 eğitim görmüş diş hekiminin 63 milyonluk bir nüfusa hitap ettiği bir ülke. Hollandalı diş hekimi Frank Paternotte bu insanlara yardım eli uzatmak isteyenlerden sadece biri. Kendisi sene başında Afrika’nın kuzey doğusunda yer alan bu ülkeye gitmek üzere yola çıkar. Seyahatinin amacı 4 hafta boyunca Etiyopya’nın güney batısında bulunan Dembi Dolo şehrindende insanlara diş tedavisi yapmak. Frank meslektaşları ile birlikte Rotary Doctors Nederland tarafından yürütülen bir diş hekimliği yardım projesini desteklemektedir.

 

Frank Paternotte’nin anıları:

Ben ve meslektaşım şehirdeki katolik misyonunun misafiri olarak  (Society of the Helpers of Mary) manastırında konaklıyoruz. Manastırın çalışanları bize klinikte yardımcı oluyorlar. Klinikte ağrısı olan hastalar bakıyoruz ve eğitimli ekip arkadaşlarımız diş taşı temizliği yapıyorlar. Gerektiği durumlarda çocukların dişlerine dolgu yapıyoruz. Yetişkinlerde bu işlemi yerel hastanedeki diş hekimi yapıyor. Bizim en önemli görevimiz koruyucu diş hekimliğini anlatmak. Bu yüzden biz hastalarımıza dişlerini nasıl sağlıklı tutabileceklerini anlatıyoruz. Bu amaçlı her iş gününün sabahında sağlık merkezinin bir çalışanı dolu bekleme salonunda diş sağlığı hakkında bilgi vermektedir.

 

Ülkenin daha kırsalında birçok konu hakkında bu çalışanlar bilgi vermektedir. Bu çalışmaları esnasında bizim en önemli görevimiz onları desteklemek ve bilgilendirmek. Klinikteki tedavilerimizin yanı sıra okulları da ziyaret ederek öğretmen ve öğrencilere bilgilendirici eğitimler vermekteyiz.

 

Dal parçası ile diş temizlemek

Rutin bir iş günü burada böyle geçiyor: Ekibi selamladıktan sonra büyük tedavi odası hazırlanır. Tabiiki o gün elektriğimizin olup olmaması da her defasında şans meselesi. Bu yüzden jeneratörü hep hazırda bekletiyoruz. Hasta bakıcısı ve çevirmenimiz ile birlikte seçilen okulu ziyarete gidiyoruz. Burada dişlerimizi fırçalamaya başlamadan önce öğretmen ve öğrenciler ile birlikte ellerimizi yıkıyoruz. Buranın özelliği dişlerin bir dal parçası ve florlu diş macunu ile temizlenmeleri, çünkü normal diş fırçaları bulmak pek mümkün değil. Ayrıca fırçalar hem çocuklar için fazla büyük hem de çok pahalılar. Addis Abeba Üniversitesi projemize ilgi gösterdi ve dal parçası ile yapılan temizlik ile diş fırçası ile yapılan temizliğin arasındaki etki farkını araştırmaya karar verdi.

 

Okulda su olmadığından çocukların altı muslukta dişlerini fırçalamadan önce ellerini sabun ile yıkayabilsinler diye 200 litrelik bir tank ile geziyoruz. Tank her gün nehrin diğer tarafında oturan çocuklar tarafından dolduruluyor. Her biri her sabah üç litrelik bidonlarla okula geliyorlar.

 

Kliniğe döndüğümüzde bizi bekleyen ve ağrısı olan birçok hasta bizi karşılıyor. Tedavi aslında kendi kliniğimizdekinden farklı değil. Ancak hastaya ağrıyan dişinin yanı sıra farklı dişlerini de çekmemiz gerektiğini anlatmamız çok fazla vaktimizi alıyor. Ayna yardımı ile hastaya fistülü ve çürümüş dişi gösteriyoruz böyle durumlarda. Bunun yanı sıra yazma tahtasında dişlerinin nasıl bu hale geldiğini anlatıyoruz.

 

Hastaya sadece tedavi ettiğimiz dişinin ücretini alacağımızı söylüyoruz. Bir çoğu anestezi yapılmış olarak ve düşünmek için zaman isteyerek bekleme salonuna geçiyorlar. Tedavi esnasında kimi hastalar doğru dişi çektiğimden emin olmak için elimi tutuyorlar. Müdahalenin sonunda diğer dişlerini de tedavi ettirme önerisini  ile diş fırçalama hakkında bilgi vererek hastalarımızı gönderiyoruz. Bunun dışında tatlı besin tüketiminin de dişlere zararı hakkında bilgi vermekteyiz.

 

İğneden korkan ağlayan çocukları muayene ettiğimizde yakınları genelde telkinlerde bulunuyorlar. Genelde “ma kuba” kelimesi kulağımıza çalınıyor, ki bunun anlamının da acımayacak olduğunu öğreniyoruz sonrasında. Böyle durumlarda ben tedaviye başlamadan önce aslında iğnenin biraz acıttığını belirtmek durumunda kalıyorum.

 

Şeker ve alkol tüketimine bağlı harap dişler

Hastalarımız arasında ağız çevresinde siğilleri oje ile tedavi edilmeye çalışılmış bir kız çocuğu, meme emen bebeği ile koltuğumuza oturan bir anne veya bize benzeyebilmek için koluna kılıç resmi yaktıran 12 yaşında bir oğlan çocuğu vardı.

 

Khat (khat bitkisinin yaprakları, çiğnendiğinde enerji veren ve açlık duygusunu bastıran) ile şeker ve alkol tüketiminden harap olmuş dişlere sahip birçok hastayı tedavi ettik. Birçok hasta dişleri aşırı aşınmış olarak bize müracaat ediyorlardı. Bunun neden ise gün boyu arasında hala kum kalan buğday çiğnemeleriydi.

 

Projemizin asıl amacı yerel çalışanlar ile birlikte üç ila beş senenin sonunda kendiliğinden devam etmesi. Amacımıza ulaşmada bizi iki asistan destekliyor. Kendileri Addis Abeda Üniversitesinde üç yıllık “Dental Terapist” sertifikalarını aldılar. Eğitimleri sürecinde basit işlemleri, örn. anestezi yapmayı, diş çekmeyi, küçük dolgular yapmayı ve bilgilendirme yapmayı öğreniyorlar.

 

Uluslararası ve yerel kurumları baştan itibaren projemize dahil ettik. Böylece gelecekte projemizde daha aktif rol almalarını ümit ediyoruz.

 

Sonuç olarak söylemem gerekir ki çok yoğun ve güzel haftalardı. Ve bu sefer de yerel yardımcılarımızın iyimserliği, yaratıcılığı ve hayata geçirme istekleri beni çok etkiledi.